İnebahtı Savaşı

İnebahtı Türk deniz savaşları tarihinde -sonucu yenilgi dahi olsa- sebep ve sonuçlarının incelenmesinde hakettiği kıymeti görmemiş bir mücadeledir.
XVI. yy Osmanlı Donanmasının '' saadet asrı '' yada altın çağı olarak bilinir.Kaptan-ı Derya Piyale Paşa komutasındaki donanmanın Kuzey Afrikadaki Osmanlı hakimiyetine son vermek, Trablusgarb'ı kurtarmak üzere gelen Haçlı Donanmasını taktik bir baskınla imha ettiği 14 Mayıs 1560 '' Cerbe Deniz Savaşı '' Osmanlıların Akdenizde yenilmez ve rakipsiz olduğunu kanıtlamıştı.Üst düzey denizcilik bilgisi,disiplinli personel,gemi inşasındaki üstün teknikler,lojistik destek sistemi ve sahip olunan deniz üsleri başarının anahtarlarıydı.
Yavuz Sultan Selim , Mısır'ı fethettiği zaman Kıbrıs Mısırdaki Memlük Sultanlığına vergi bağımlısı ancak Venedik Cumhuriyetinin egemenliği altında idi.Bu vergi bağımlılığı , Mısırın fethi ile aynen Osmanlı imparatorluğunada geçmişti.Kıbrıs yıllık 8000 düka altın verecek ancak Venedik egemenliğinde kalacaktı.Aslında Kıbrıs Haçlı seferleri sırasında İngiliz Kralı Arslan Yürekli Richard tarafından Bizanslılardan alınarak yönetimi 1191 de Gui De Lusignan'a verilmiş,1489 da Venedik hakimiyetine geçene kadar 300 yıla yakın bir süre İngiliz hanedanın yönetiminde kalmıştı.İngilizlerin adada böyle bir tarihi bağları vardı.Adada hala Dikelya ve Akrotiri gibi iki üs idame ettirmelerinin,hatta Shakspeare in Othello adlı eserinin konusunu, Venedik'e bağımlı Kıbrıs ın Osmanlılar tarafından zorlanmasını ana tema olarak işlemesinde bu bağın etkisi olduğu düşünülebilir.Verdi'nin de bu eserin temasını beğenmesi ve bestelemesi ise Kıbrıs'ın batılarının kalplerinde yaşatılmasında bir başka etken olmuştur denilebilir. Osmanlılar açısından, Kıbrıs adasının stratejik değeri Yavuz Selim'in Suriye ve Mısır'ı fethettiği yıldan sonra çok artmıştır. Mısır ve Suriye limanlarından Anadolu limanlarına ve İstanbul'a giden ve dönen gemiler; bu adaya üslenen korsanların taaruzlarına uğruyorlardı. Şikayetler oluyor buda Osmanlı devlet otoritesini sarsan bir durum yaratıyordu. Hava muhalefeti nedeniyle sığınan ticaret gemilerinin mallarının yağmalanması şikayetleri arttırıyordu. Aslında doğu akdeniz ve ege'deki korsan üslenme yerleri arasında olan rodos ve sakız adaları 1521 ve 1566'da fethedilmiştir. Korsanların son sığınma yeri Kıbrıs'tı ve adanın fethi kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur.
Rodos ve Sakız'ın fethi ile Venedikliler fevkalade telaşa düşmüş sıranın Kıbrıs'ı geldiği düşüncesiyle bir yandan ada'yı tahkim ederken diğer yandan da Avrupa Devletleriyle ittifak arayışı içine girmişler ve Papa V. Pui'ye başvurarak "kutsal ittifak"ın tahrikçisi olmuşlardır.
Papa V. Pui'nin bütün Hristiyan Avrupa ülkelerinin Venedik'in etrafında ittifaka kendi deyimleriyle''Kutsal İttifak '' a davet etmesinin nedeni; aslında Papalığın Avrupada Rönesans ve Reform hareketlerinin oluşumuyla yitirilmeye başlanan prestijinin hala güçlü ve var olduğunu ve Kıbrıs ı Müslüman istilasından kurtararak eski itibarını kazanmaktı, kısacası papanın niyeti savaşı bir Hristiyan-Müslüman çatışması şekline sokmaktı.
21.yy dünyasında bile Avrupa Birliği ülkeleri ; nasıl ki coğrafi konumuna bakmaksızın Kıbrıs'ı Avrupa'da sayarak ve uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek , sanki Kıbrıs bağımsız ve üniter bir devlet , kuruluşunda hiç bir koşul yokmuş gibi, kendi aralarına almak için oy kullanmışlarsa , o günde Osmanlı imparatorluğu üzerinde siyasi ve iktisadi çıkarları olan bir kaç Avrupa devleti dışında tüm devletler Venedik başvurusu ve Papalığın Kutsal İttifak çağrısı üzerine Kıbrıs'ı hristiyan Avrupa'nın bir parçası sayıp , bu gün de olduğu gibi aralarındaki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp Kıbrıs konusunda bütünleşmişlerdir.
Kutsal İttifak donanması İspanya Kralı II.Filip'in baba bir kardeşi Amiral Don Juan De Austria komutasına verdiği İspanyol donanması, Ceneviz donanması,Amiral Mark Antonio Colanna komutasındaki Papalık donanması,Gian Andrea Doria komutasındaki ispanyol armadası,Malta şövalyeleri ve Toscana , Ferara , Parma gib nice İtalyan beyliklerinin katkılarıyla oluşturulmuştu.
1 Eylül 1570 günü Girit in Suda limanından Rodos adasının güneyinden Anadolu sahilleri boyunca doğuya yelken açmak maksadı ile armada hareket bu etmiştir.Osmanlı ordularıda bu arada boş durmamış Kıbrıs a kara askeri çıkarılarak Elül-Ekim 1570 Magosa Lala Mustafa Paşa tarafından kuşatılmıştı.Piyale Paşanında denizden verdiği destekle Magosa düşürüldü.İttifak donanması Meis adasına vardığında Lefkoşenin düştüğünü diğer 69 kaleninde teslim olduğunu bildiren Osmanlı zaferinin haberini aldı.Bu durum Kıbrıs'a gitmeyi anlamsız kılıyordu.
Osmanlı donanması 1571 yılının Ekim ayında Kaptan-ı Derya Müezzinoğlu Ali Paşa komutasında , Cezayir Beylerbeyi Uluç Ali Reis 'inde katılımıyla yaklaşık 300 parça gemiyle Adriyatik te kendini gösterir.Türk Donanması bu seyirde Venedik kolonilerine vuruş harekatı yaparak inebahtı körfezine gelir.Düşmana raslanmadığı gibi kutsal ittifak donanmasının nerede olduğuna dair bilgi de alınamaz.
İnebahtı körfezi ve liman kenti batı kaynaklarına göre Lepanto yunanca dada Navpaktos olarak anılır, orta Yunanistan ın güneyinde Patras körfezinden, onun doğu yönüne devamı olan Korent Körfezinin kuzey ucunda yer alır.
Osmanlı donanması limanda yatarken alınan bir haber İttifak donanmasının 300 den fazla kalyon , kadırga,mavna ve daha pek çok gemi ile Kefalonya sahillerine yaklaştığını bildirir.Serdar-ı Ekrem Pertev Paşa nın başkanlığında harp meclisi toplanır.Serdar-ı Ekrem İnebahtı Kalesinin korumasında savunma tertibi alınarak düşmanın taaruzunu bekleyip savunma harbi yapmayı önermiş , Uluç Ali Reis de ona katılmıştı.Ancak Kaptan-ı Derya Müezzinoğlu Ali Paşa bu öneriye karşı çıkmış, düşmana taaruz etmek için kesin emir aldığını söylerek İnebahtıdan çıkılarak düşmana Patras körfezi ağzında taaruz edilmesi kararını aldırmıştır.Uluç Ali Reis in taaruz edilecekse sahilden açıkta taaruz edelim öneriside olumlu karşılanmamıştı.
Barbaros Hayreddin Paşanın oğlu Hasan Paşa komutasında İstanbuldan gönderilen 20 parça geminin de katılmasıyla 7 Ekim 1571 Pazar günü İnebahtı açıklarında, Batılı tarihçilere göre Akdeniz'de ki '' Son Büyük Deniz Savaşı '' ,bazılarına göre '' Rönesansın En Büyük Deniz Savaşı'', bazılarına göre de ''Hilal ile Salip-Ay ile Haçın Savaşı'', güneşin doğumu ile başlamış ve batınca ya kadar da kıran kırana kora kor sürmüştür.
Amiral Don Juan de Austria , kendi gemisine hücum eden kanadın içindeki Kaptan-ı Derya Müezzinoğlu Ali Paşanın sancak gemisini büyük bir ihtiyatsızlıkla direkte unutulan üç Fanustan (fener ) tanımış ve tüm kuvvetiyle onun üstüne yüklenmişti.Çok şiddetli geçen çarpışmadan sonra Paşa ve pek çok reis şehit ,paşanın iki oğluda esir düşmüştü.Bu durumun yarattığı bozgun havasıyla bir kısım gemiler ve asker kara tarafına kaçmış, Serdar-ı Ekrem'in gemisi top ateşi ile batırılmıştı.Ancak sol kanat komutanı Uluç Ali Reis kendi kanadındaki düşmanı perişan etmişti.Malta şövalyelerinin sancak gemisini zaptetmiş, komutanlarının başını kestirmiş,ele geçirdiği haçlı sancaklarını kendi sancağının altına aynı direğe çektirmiştir.Merkezin yenilgisi üzerine ustaca manevralarla savaşarak ve ele geçirdiği haçlı gemileriyle beraber savaş alanından uzaklaşabilmiştir.190 Türk gemisi ya batmış yada esir edilmişti.Karşı tarafın gemice kaybı daha az olmasına karşın insan kaybı o denli büyüktü ki bu galibiyetten yeterince yararlanamayıp Ege'ye giremediler.
Uluç Ali Reis 87 parça gemiyle İstanbul'a dönebildi ve haber padişah II.Selim'e ulaştığında Uluç olan ismi Kılıç'a çevrildi ,Kaptan-ı Deryalığa getirildi, öldüğü tarih 1587 ye kadar Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa olarak anıldı.Ünlü ispanyol yazar, Don Kişotun yaratıcısı Cervantes'de İnebahtı savaşına katılmış ve bir kolunu kaybetmiştir.Müttefikler ülkelerine dönerler ; esir aldıkları gemileri , insanları , Kaptan-ı Deryanın sancakları ve ganimetleride dahil bir bayram havası içinde şehir şehir dolaştırıp teşhir ederler. Amiral Mark Antonio Colanna bir zafer alayıyla Roma ya girer ve adına bir anıt dikilir.Roma da bu gün turistlerce gezilen kendi adını taşıyan ''Colanna ''Sarayı İnebahtı savaşının safhalarını anlatan dev tablolarla süslüdür.İspanya ya dönen Amiral Don Juan ın sancak gemisinin birebir kopyasıbu gün Barcelona Deniz Müzesinin en önemli ve en büyük objesidir.Her gelen turiste bir kaç dilden İnebahtı savaşı ve Türk mağlubiyeti hakkında görüntülü anlatım yapılır.Başarının etkisi nesilden nesile aktarılarak Türklerin artık yenilmez olmadıkları perçinlenir savaşın nedeni olan Kıbrıs gönüllerde yaşatılır.Malta da Atina da ve pek çok Avrupa şehrinde müze ve kiliselerde İnebahtı savaşının objeleri sergilenmekte ve anlatılmaktadır.
Bu kadar büyük bir imparatorluk Batı Hintden Batı Sahraya uzanan kıyılarıyla donanmasız kalamazdı.Avrupanın bir daha donanması belini doğrultamaz dediği Türkler 5,5 ay gibi kısa bir zamanda 200 den fazla Kadırgayı Kaptan-ı Derya nın emrine vermiş ve 1572 Haziranında tekrar Akdeniz e açılmışlardı.Kılıç Ali paşa nın inşanın yaza kadar yetişmiyeceği endişesiyle Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa ya başvurmuş ve kulaklarımızda yer eden şu cümleleri duymuştu: '' Paşa! Paşa! Sen henüz bu Devlet-i Aliyeyi bilmemişsin.Bevallah böyle itikat eyle.Bu Devlet ol devlettir ki, murad edinirse donanmanın lengerlerini gümüşten,resenlerini ibrişimden,yelkenlerini atlastanetmekte suubet(zorluk) çekmez.Sokollunun Kıbrısın fethi günlerinde İstanbulda enterne edilen ve İnebahtı savaşı sonrası Osmanlının barışa taraftar olup olamdığını anlamak soru soran Venedik elçisine verdiği cevap da tarihe malolmuştur.''Biz sizden bir ada bir devlet alarak kolunuzu kestik, siz inebahtıda donanmamazı yenerek sakalımızı traş ettiniz.Kesilmiş kol yerine gelmez lakin traş edilmiş sakal daha gür çıkar.''
İnebahtının yankıları Avrupa da adeta bir haçlı seferi kazanılmışçasına büyük olmuştu.Ama bir büyük daha vardı ki oda osmanlı İmparatorluğu idi,güçlü sanayi , güçlü maliye ve kendi donanmasını kendi inşa edebilen bir devlet.
Donanmanın yeniden inşa edildiği günlerde Edirne de padişah adına şaheser bir cami bir baş yapıt inşa ediliyordu.Padişahın Mimar Sinan'a yaptırdığı ve 1575 te ibadete açtırdığı Selimiye Camii nin finasmanı Kıbrıs ın fethi ve ele geçirilen 69 kalenin gelirlerinden padişaha düşen ''Tahsisat-ı Mesture'' den karşılanmıştır.Kıbrıs hem İnebahtı'nın yaralarını sarmış hemde Selimiye Camisini kazandırmıştır.

Kaynakça
Ege'de Olup Bitenler -Amiral (E) Çetinkaya Apatay/ 2006

www.turksavaslari.com
www.tarihforum.com

Yorum Yaz